PINAR YESILTAY... 的个人资料PINAR (YEŞİLTAY) SEVİM照片日志列表 工具 帮助

日志


4月16日

fıkra

3 YUMURTA VE 700 DOLAR
    Adamla kadin evlenmeye karar verirler ama adamın onemli bir sarti
vardir. Evlenmeleri halinde basucundaki komodinin en ust cekmecesini asla
acmaması icin soz vermesini ister. Kadin kabul eder evlenirler.
    Aradan 25 yil gecer ve kadin sonunda dayanamayip cekmeceyi acar. Icinde
3 yumurta ve 700$ vardir. Kadin adama cekmeceyi actigini itiraf eder ve
bunlarin anlamini sorar. Adam kadini affeder ve o da itiraf eder ve kadını
aldattigini her sefer icin oraya bir yumurta koydugunu soyler.
    Kadin da adamin yapmis oldugu bu 3 kacamagi affeder ama hala 700$'in ne
isi oldugunu anlamamistir.
    Adam der ki :
    "Yumurtalar cekmeceye sigmadigi icin ara ara onlari sattim ve o parayla
dolar aldım".
4月2日

Kadeş Savaş

Kades Savasi

Tarih dersinde ogretmen birini tahtaya kaldirmis ve sormus:
-Oglum Kades Savasini kim yapti?
Cocuk hemen yanitlamis:
-Hocam vallahi billahi ben yapmadim.
Hoca sinirinden cildiracak. O sinirle disariya cikmis, koridorda Matematik ogretmenini gormus ve durumu Matematik ogretmenine anlatmis:
-Hoca hanim bu ogrenciler beni cildirtacak; Kades Savasini kim yapti diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadim diye yanit veriyorlar, cildiracagim...
-Hocam uzulmeyin cocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadim derler... Tarihcinin sinirleri iyice tepesine cikmis ve solugu Mudur Beyin odasinda almis.
-Mudur Bey bu nasil bir okul, ne ogrencisinde hayir var, ne de ogretmeninde; ogrenciye Kades Savasini kim yapti diye soruyorum, ben yapmadim diyor, ogretmene durumu anlatiyorum, bunlar cocuktur hem yaparlar hem de yapmadim derler diyor, kafayi yiyecegim.
Mudur Bey: Siz hic kendinizi uzmeyin Hocam, bunda merak edilecek birsey yok, simdi Bakanliga bir yazi yazar ve Kades Savasini kimin yaptigini sorariz... Tarih Ogretmeni aldigi yanit ile oraciga yigilip kalmis ve Mudurden bir hafta izin almis...
Bir hafta sonra Bakanliktan bir yazi:
Bu yil odenek olmadigi icin Kades Savasi yapilamayacaktir.
Bilginize...
3月30日

Temel

Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.

Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al
canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni
havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına
gelir ve vakit doldu gidelim der

temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der

azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten

din dersi

Din hocasi
yeni sinifina girer ve ogrencilerle tanismaya baslar

-senin adin ne kizim

-Kevser hocam

-guzel, kevser suresini biliyormusun

-evet hocam der ve baslar okumaya

-aferin , ya senin adin

-fatih hocam

-fatihayi biliyormusun

cocuk okur bu sirada arkada bir ogrenci ezilip buzulmekte ve ogretmenden
saklanmaya calismaktadir ogretmen bunu farkeder ve sorar

-senin adin ne

-Yasin hocam ama arkadaslar kisaca subhaneke derler...
3月20日

manşetlik fıkra!!!

 


 

> > New York'da kucuk bir cocuğu azgin bir kopegin dislerinden kurtaran ve
> > hayvani boğan iri yari delikanlinin yanina kosan gazete muhabiri
> > sormus:
> > -"Kahraman Amerikali cocugun hayatini kurtardi"diye yazabilir miyim?
> > - Ben Amerikalı degil Pakistanliyim, demiş adam.
> >
> > Ertesi gün New York Times'da manşet:
> > "Kökten dinci bir Müslüman, Central Park'ta bir köpeği boğdu. FBI olayın
>El
> > Kaide bağlantısını araştırıyor..."
3月17日

FIKRA

Temel ve Fadime, emeklilik yıllarında bir dağ evi satın

alıp orada yaşamaya başlamışlar. Ancak dağın başında gazete

filan olmadığı ve Temel de her gün gazete okumak istediği

için; Fadime'yi her gün arabayla kasabaya gönderip, gazete

aldırtırmış. Bir gün bundan artık sıkılan Fadime, bir kerede

10 gazete birden almış; ve Temel'e her gün aynı gazetenin

kopyalarını vermeye başlamış. 5. gün; Temel, Fadime'yi

çağırmış. Oyununun ortaya çıktığından korkan Fadime,

Temel'in yanına gitmiş. Temel konuşmuş:

-"Yahu şu dünyada bazı insanlar hiç akıllanmıyor..."

-"Ne oldu ki Temel'im?"

-"Bak mesela şu herife, 4 gündür uyuşturucu kaçakçılığı

yüzünden tutuklanıyordu; bugün yine tutuklanmış!"
2月12日

FIKRA

Çogunlugunu lazlarin teskil ettigi komando bölügü 10 gündür ormanda,
çamurda, aç susuz pislik içinde egitim yapmaktadir.
11.nci gün komutan çavus Dursun'u çagirdi "çavus,10 gündür bölük gayet
iyi bir performans gösterdi. bizde onlari ödüllendirelim, bugün çamasir
degistirebilirler artik.."
"Basüstüne Komitanum."
Dursun çavus bir heves kosarak bölügü toplar "sizlere çok sevinecegunuz
bir haber cetirdum..; komitan izin verdi bugün erat çamasir
degistirecek, siraya geçin degistirun.
Temel sen Idrisle.....Ismail sen Kemalla.... Sadik sen Cemalla...."
1月24日

Birazda gülelim dimi ama

 

Birazda gülelim dimi ama 

(OZAN'IN BLOGUNDAN ÇALDIM ÇAKTIRMAYIN E Mİ :) http://spaces.msn.com/members/ozanevcimen

THY DANIŞMA HATTINI ARIYAN BAZI VATANDAŞLARLA GÖREVLİLER VE HOSTESLER ARASINDA GEÇEN DİYALOGLARDAN DERLENMİŞTİR (DİKKATT HEPSİ GERÇEKKKK)
 
 
-İyi günler hanımefendi,bir sorum olacaktı.
-Tabii buyrun.
-THY ticketing bölümünde çalışanların maaşı ne kadar?
 
-İyi günler,danışma
-Bugün nereden bilet alabiliriz?
-Sadece Taksim ve havalimanı açık bugün.
-Anladım.Taksim'deki havalimanının telefonunu alabilirmiyim?
 
-Semiha Yankı Havalimanı'nın telefonunu alabilirmiyim?
(Sabiha Gökçen denilmek isteniyor)
 
-Diyarbakır'a yer varmı acaba?
-Maalesef yok efendim.
-O zaman beni yedek kulübesine yazar mısınız? (olduuuuuuuu)
 
-İyi günler iç hatlar.
-Bant kaydımısınız yoksa gerçek mi?
-Gerçeğim hanımefendi.
-İyi o zaman,iyi günler
 
-İstanbul'a son uçak kaçta?
-Nereden?
-Buradan
-Nereden arıyorsunuz?
-Şehir içinden
-Nereden?
-Erzurum'dan
 
-Ne kadar kalacaksınız Almanya'da?
-Neden soruyorsunuz?
-Ona göre bilet keseceğim.
-Olsun ben uçakta kalmayacağım ki otelde kalacağım

-Bizans Class'a rezarvasyon istiyorum
 
(Adana uçağında yolcu karşılayan hostes koltuğunu bulamayan yolcuya sorar)
-Hangi numarada oturuyorsunuz beyefendi?
-Sanaya Mahallesi No:14.   (yapma yaaaaaaaa )
10月10日

BİR... İKİ... PEKİ YA SONRA?

Bir mahallede yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına komşuları
''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok
mutlu bir yaşantın var. Kocanın BİR dediğini İKİ etmiyorsun. Bu mutluluğunun

sırrını bizede anlat '' derler.   ''Kısaca anlatayım'' der kadın. ''
Düğünümüz bittikten sonra kocam  kendi atında , bende kendi atıma 

bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve 
sendeledi. kocam arkasına döndü ve benim atıma 'BİR' dedi. Biraz daha 
ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği  zaman eşim 
tekrar arkasına dönüp atıma 'İKİ' dedi. Az sonra atım takrar aynı
şekilde tökezleyince eşim 
arkasını döndü ve at'a ''ÜÇ'' dedi ve belinden tabancasını çıkartıp 
atımı anlından vurdu. Ben şok olmuştum ve ata çok üzüldüm. Eşime bir 
hışımla çıkıştım '' Yazık değilmi atı neden vurdun !!?'' Eşim arkasını 
döndü ve bana '' BİR '' dedi. 
Ve o günden sonra kocamın bir dediğini iki etmedim ..........

10月7日

Dindar Kaınlar ve oğulları

 

 

DINDAR KADINLAR


Amerika'da koyu dindar dört kadin, bir yandan kahve içiyorlar, bir yandan sohbet ediyorlardi.
Birinci kadin, oglundan söz açti; "benim oglum rahiptir" dedi.
"Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine 'peder' der."

Ikinci kadin da kendi oglundan söz etti: Benim oglum ise papazdir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine, >> 'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadin da ogluyla övündü: "Benim oglum ise kardinaldir" dedi. "Bir topluluga girdiginde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."

Üç kadin ogullariyla övünmelerini bitirdikten sonra,dördüncü kadini dinlemeye hazir olduklarini belirtmek için gözlerini ona
diktiler, beklemeye basladilar. Fakat dördüncü kadin konusmuyor, büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu... Ilk üç kadin bir agizdan sordular: "Ya senin oglun?" dediler.
”Sen de söz etsene oglundan..."
Dördüncü kadin, kahvesinden son yudumunu aldiktan sonra agir agir konusarak oglunu anlatmaya basladi: "Benim oglum 1.85 boyunda,dalgali siyah saçli, ela gözlü, genis omuzlu, atletik yapili, son derece sik giyinen ve 29 yasinda olmasina karsin çok zengin bir kisidir" dedi."Bir topluluga girdiginde onu gören tüm kadinlar birbirlerinin kulaklarina egilirler ve 'AMAN ALLAH'IM' derler".

10月6日

gülsek mi ağlasak mı

Kongre uyeleri birgun ulkenin issiz bir bolgesinde, kocaman ve terkedilmiş  bir hurda yigini deposu keşfetmişler... iclerinden biri "bir bekci  kiralayalim buraya sahip ciksin" demis.. "birileri gelip burda biseyler karistirmasin".. boylece bir adami BEKCI sifatiyla ise almislar...

Ertesi gun bir diger kongre uyesi: "iyi yaptik da bi eksik var.."demis.. "biz bu adama bir is tanimi vermedik ki adam nasil calisicagini bilsin? Ayrica is tanimini verdikten sonra adami bir de egitmek lazim".. digerleri onu hakli bulmuslar, boylece bekcinin is tanimini belirleyecek bir

  PLANLAMA DEPARTMANI kurmuslar, oraya da bu tanimlari rapor edicek bir DOKUMANTASYON UZMANI ile bir de bekci icin EGITMEN almislar... Birkac gun
sonra diger kongre uyesi sormus:

"Peki ama bu bekciyle is tanimini yapanlar iyi calisiyolar mi, bunu takip  edicek biri lazim diil mi?"

Boylece bekci ve egitmenlerini denetleyecek bir KALITE KONTROL DEPARTMANI kurmuslar, oraya da bir KALITE KONTROL SORUMLUSU ile bu adamlarin ne yapip  ettigini rapor edicek 2 tane MUFETTIS almislar...
 
Ertesi gun bir  diger kongre uyesi demis ki:
"Peki ama bir bekci ve pesinden bir suru denetleyici ise aldik, bunlarin maasini kafamiza gore mi vericez? Bekciye ne kadar Kalite kontrol departmanina neye gore ne kadar maas verilicek, bunun bi sistemi olmali.."

Boylece bir MUHASEBE DEPARTMANI kurmuslar.. oraya da bir MUHASEBECI, bir BORDRO MEMURU ve butun bu insanlarin ne kadar calistigini ise gelis gidis saatlerini takip edicek bir DENETLEME UZMANI ise almislar...
 
Ertesi gun bir diger kongre uyesi sormus:
"Eveet bir bekcimiz var bagli oldugu departmanlari da kurduk, iyi guzel de bunlar kendi basina buyruk mu is yapicaklar? Bunlara bir mudur lazim Diil mi? Tabi mudur aldiktan sonra bunun bir de yardimcisi olmasi lazim.." Bunun uzerine bekci ve bagli bulundugu departmanlar icin 1 MUDUR, 1 MUDUR YARDIMCISI, bir de bunlara SEKRETER ise almislar.. Ve birkac gun sonra
kongre toplantisinda tartisma cikmis:

"SU HALE BAK..BUTCENIN 22.000$ UZERINE CIKMISIZ.. BUTUN GEREKSIZ HARCAMALARI BELIRLEYIP YARINDAN ITIBAREN KESMEMIZ LAZIM...!!"

... ve bekciyi kovmuslar ...


Dâhi Laz

 

DAHI LAZ

 

Dünya Genetik Projeler Yarismasi yapiliyormus. Tüm ülkelerden genetik profesörleri arismaya çalismalari ile katilmis. Ilk Fransiz profesörün çalismasinin basina gelmisler. Jüri baskani çalismasinin ne oldugunu sormus.Fransiz profesör baslamis anlatmaya:
-"Ben inek genleri ile tavuk genlerini birlestirdim, Ortaya çikan mahlukatin eti kirmizi et kadar lezzetli, beyaz et kadar saglikli oldu" demis..
Ardindan diger çalismalari ülke ülke gezmeye baslamislar. Sira gelmis Türkiye'den bizim Laz profesöre, Jüri baskani: -"Sizin çalismaniz nedir?" diye sormus.
Laz profesör anlatmis:
-"Ben demis, karpuz genleri ile hamamböcegi genlerini birlestirdim!"

Birden tüm jüri üyelerinden bir kahkaha kopmus ve baskan Laz profesöre :

-"Bu çalisma ne ise yarar?" diye sormus.
Laz profesör:
-"Acayip ise yariyor, karpuzu kesiyosun, çekirdekleri kaçisiyoo"            :) :) :) :) :)


Tüm laz arkadaşların affına sığınıyorum... Fıkrayı yazan ben dğilim sadece yayınladım :)




9月22日

Parite Olayı

 

  Parite Olayı:

     Olay, henüz döviz kurlarının uygulanmadığı yıllarda ABD-Kanada sınırındaki bir şehirde geçmektedir:

     ABD ve Kanada malum ki para birimi olarak 'dolar' kullanmaktadırlar. Yalnız her iki ülke de kendi paralarının daha değerli olduğunu iddia etmektedirler. Şöyle ki Kanadalılara göre:

     1 ABD Doları= 90 Kanada Centi, Amerikalılara göre ise :
     1 Kanada Doları= 90 ABD Centi.

     Bir amerikalı, cebindeki 1 dolarla dolaşmaya çıkar. Bir ara karnı acıkır ve simit alır (amerikan simiti!). Simitin fiyatı 10 centtir. Cebindeki 1 doları verir. Simitçi bozuk para ararken cebinin bir köşesinde 1 Kanada doları bulur, onu verir (90 cente eşit ya!). Derken sınırı yürüyerek geçer ve Kanada da dolaşmaya başlar. Kaleme ihtiyacı olduğunu hatırlar. Girer bir kırtasiyeciye. Kalemin fiyatı da 10 Kanada centidir. Cebindeki 1 Kanada dolarını verir. Kırtasiyeci de para üstü olarak 1 ABD doları verir. Oradan da ayrılıp evine döner. Sonra düşünmeye başlar:

     - Yahu sabah evden çıkarken cebimde 1 ABD dolarım vardı, şimdi de 1 ABD dolarım var. Pekiyi simitle kalemin parasını kim verdi?